Tiyatroya gitmeyi çok seviyorum. Tiyatro çocukluğumdan kalan bir tutku olsa da çokça vakit ayıramadığım için kendime sürekli kızdığım ama içten içe de hep özel bir yeri olduğunu bildiğim bir sanattır benim için. Kışın soba üzerinde kestane pişirmenin zevki gibi sıcak bir zevki var benim için tiyatronun.
New York' tayken dünyaca ünlü Chicago ve Mamma Mia müzikallerine gitmiştim en son. Onları saymazsam eğer son gittiğim (sevgili emre ile gülmekten karnımıza ağrılar girmişti) Türkçe oyun sanırım 2011 yılı Şubatından kalma 'Ne Münasebet' adlı bir oyundu. Adana'ya gelince de hemen özlediğim bir şeyi yapmak istedim. Ne yazıkki Adana' da devlet tiyatrolarına ait tek bir sahne var. Bir de Büyükşehir Belediyesi' nin sahnesi mevcut ancak ne yazıkki bileti internet üzerinden alamıyorsunuz. Mutlaka Büyükşehir Belediyesi' nin binasına gitmeniz gerekiyor bunun için. Kısacası şu an gidebileceğim 4 en fazla 5 oyun var diyebilirim toplamda ki bunlardan 3 tanesi şu an sahnelenmiyormuş. Kısacası geriye gidebileceğim 2 oyun kaldı.
Tamara Drewe
Son yazımdaki bahsettiğim alışkanlığım devam ediyor. Film izlemeye aynen devam. Ne güzel bir kafa dinleme yöntemi. Sizinle son izlediğim filmlerden birini paylaşmayı planlıyorum. Tamara Drewe. Filmi Moviemax Festivalde izledim. Zira yayınlandığı yıl 2010' da bir ve izleyen yılda üç ayrı film festivalinde adaylık almış. Evening Standard British Film Ödülleri'nde bir de ödül kazanmış.
Gelecek 3-4 Ay
Amerika' dan yaklaşık 4 aylığına dönmüş bulunmaktayım. Haziran ayında yeniden New York' ta evime döneceğim. Ama şimdilik memlekette miskinlik yapmaktayım. Türkiye'ye dönüş sebebim olan kız isteme, nikah işlemlerinin ayarlanması ve nişan töreni derken ilk bir haftanın nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Gözümüzde büyüyen onca iş bir o kadar kısa bir sürede bitti, geçti, gitti resmen. Arada hasta olmayı da ihmal etmedim tabi ki. Neyse sonunda yukarıda bahsettiğim miskinliğin tadını çıkarmaya başladım. Şu ana kadar evde yaklaşık 10 film izlemiş olabilirim. Digitürk Plus sağolsun bir o kadar da kayıt yapıyorum. Başka türlüsü zaman nasıl geçer bilmiyorum. Sanırım bu haftayla birlikte spora başlayacağım. Ankara' ya bir haftalık bir gezi için uçak biletlerimi aldım bu arada. Arada bir Malatya gezisi sıkıştırmayı planlıyorum. İstanbul'a ancak Mayıs başı gibi gidebileceğim diye üzülüyorum. Halbuki nasıl özledim sevgilim İstanbul'u.
Karakteri Olan Bir James Bond Filmi - SkyFall
James Bond karkateri ile tanışalı 50 yıl olmuş. Macera 1962 yapımı Dr. No ile başlamıştı. Başrolde yakışıklı Sean Connery efsanevi güzel Ursula Andress. Belki de Bond Kızı olmayı başlı başına bir marka haline getiren ilk isimdir bu arada Andress.
1962 yılından bu yana Bond'u sırasıyla Sean Connery, David Niven, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve son olarak Daniel Craig canlandırdı. Ben çekilme sırasına göre hepsini izledim filmlerin. Bugün de son olarak Skyfall'u izleme şansım oldu.
1962 yılından bu yana Bond'u sırasıyla Sean Connery, David Niven, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve son olarak Daniel Craig canlandırdı. Ben çekilme sırasına göre hepsini izledim filmlerin. Bugün de son olarak Skyfall'u izleme şansım oldu.
Taken 2 Hayalkırıklığım - Taken 2 Such a BS
Liam Neeson' a bayılırım. Sempatim özellikle de Star Wars' tan dolayıdır. Taken filmindeki performansına da ayrıca bayıldım. Özellikle dövüş sahnelerinden oldukça profesyonel görünüyordu. Filmin konusu iyiydi daha ne olsundu kısacası.
Taken filminin ikincisinin çekileceğini, ne kadar doğru olduğunu bilmediğim, Neeson'un müslümanlığa ilgi duyduğundan bahseden haberlerden öğrendim. Filmin ikincisi geldiği gibi film üstelik İstanbul'da çekiliyordu. Ne güzel haberdi. Taki bugün filmi izleyene kadar.
Türk medyası İstanbul, Holywood'un gözde platosu oldu filan diye heyecanlanadursun biz de burada ''Geçenlerde Taken 2' i izledim siz gerçekten çarşaf mı giyiyorsunuz?'' sorularına cevaplarımızı vermeye devam edelim. :)
Taken filminin ikincisinin çekileceğini, ne kadar doğru olduğunu bilmediğim, Neeson'un müslümanlığa ilgi duyduğundan bahseden haberlerden öğrendim. Filmin ikincisi geldiği gibi film üstelik İstanbul'da çekiliyordu. Ne güzel haberdi. Taki bugün filmi izleyene kadar.
Türk medyası İstanbul, Holywood'un gözde platosu oldu filan diye heyecanlanadursun biz de burada ''Geçenlerde Taken 2' i izledim siz gerçekten çarşaf mı giyiyorsunuz?'' sorularına cevaplarımızı vermeye devam edelim. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



