Etiketler

paylaşmalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paylaşmalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gecenin Şarkısı - Ben Gamlı Hazan

Bu geceki gecenin şarkısının yeri çok ayrı. Hikayesi de öyle...

Dinlerken hem duygulanıyorsunuz hem de biraz içinize işliyor sözleri doğrusu. Nasıl işlemesin ki hele de arkasında yatan hikayeyi duyunca.

Derler ki eski İstanbul hanımefendilerinden Melahat Pars Hanım 40-50 yaşlarında iken 20-25 yaşlarında bir delikanlıya mûsıkî dersi vermektedir. Haddeden geçmiş bir nezaketle ders veren Melahat Hanıma genç talebesi aşık olur. Çocuğun tavırlarından kendisine âşık olduğunu anlayan Melahat Pars Hanım o meşhur bestesiyle o gence bu işin olamayacağının mesajını vermiş.

Eh nasılmı vermiş işte sözlere dikkat.

 

Cats vs. Men

Gecenin Şarkısı - Aslolan Aşktır

Gecenin Şarkısı bu sefer "Aslolan Aşktır"!

Sertab neler söylemiş dinleyin bakalım.

Sözleri aşağıda...



Susma konuşalım,
Dersen ona da evet
İster savaşalım
İster barışalım

Benim Gezi' deki Kahramanım

Herkes konuştu. Herkes kendince fikrini paylaştı. Birikmişlik vardı pek çoğumuzda. İsyan, şaşkınlık, umut, harekete geçmenin verdiği canlılık vardı sözlerimizde, eylemlerimizde, duruşumuzda...

Bir süredir takip etmiyorum olayları, olaylardan sonra olanları. Sebebi uzak olmak belki de, uzakta olup elinden bir şeyler gelememesi. Hatırlıyorum da olayların en sıcak günlerini Twitterda kimseden twit gelmeyince deli olmuştuk Fatih'le. En sonunda baktık 7 saat farkla birlikte uyuyamaz hale geldik burada.


Sonra karar verdik artık çok fazla karıştırmayacaktık interneti. Ne kadar dayanabilirsek artık. Bütün arkadaşlarımız hemen hemen her gece sokağa çıkıyordu hakkını aramak için. Acaba birine bir şey olur mu diye endişeyle beklemek, burada uzakta beklemek ve hiçbir şeyin elden gelmemesi ne kadar kötüydü. 

Yok Böyle İcat: Never Wet

Yok böyle bir şey.

Adıyla müsemma bir ürünle tanışacaksınız, Never Wet. Tam bir çılgınlık. Videoyu izleyince heyecanımı çok daha iyi anlayacaksınız ama bu ürünü kullandığınızda elbiseniz, bez ayakkabınız, telefonunuz ıslanmıyor.

Benim videodan anladığım bu ürünü kullandığınız eşya neyse onun üzerinde kaygan bir yüzey oluşuyor sanki ve üstüne dökülen her ne ise eşyanızın dokusuna tutunmasını engelliyor.
Çikolata soso ya da hardal kesinlikle leke oluşturmuyor.

Boş bir karton kutuun içine Never Wet kullanın ve içinde biralarınızı ve poşet poşet buzlarınızı koyup ev yapımı buzdolabı edinin. Devamı aşağıdaki videoda. İzleyin bayılacaksınız bu ürüne.


 

Gecenin Şarkısı - Eksik Bir Şey mi Var?

Genenin Şarkısını uzun zamandır yazmıyordum. Bu gecenin şarkısı, Yalan Dünya dizisinin çatlak Eylem'i, fenomeni Vasfiye Teyzesi olan Gonca Vuslateri ve Beyazıt Öztürk'ten. Aslında Ezgi'nin Günlüğü'nden bildiğiniz Eksik Bir Şey mi Var?


En Yumuşak Türk Sanat Müziği Şarkıları

Merhabalar,

Bugün aklıma Türk Musikisinden en zarif bulduğum parçaları sizinle paylaşmak geldi. Beni tanıyanlar bilirki tam bir Türk Sanat Müziği aşığım. Dinlemekle kalmayıp bilmediğim şarkılar öğrenip onları söylemeye de çalışırım. Kulaktan tabiki. Ne yazıkki yok bir eğitimim. Konuya dönecek olursak zarif olmayan Türk Sanat Müziği var mı diyebilirsiniz. Tabiki öyle düşünmüyorum. Zariften kastım burada aslında şarkının yumuşak bir sese ve müziğe sahip olması, dinleyince efkardan ziyade huzurla dolmanızı sağlaması diyebilirim.

İşte benim zarif şarkılarım;

1- Mazi Kalbimde Bir Yaradır: Bu şarkının aslında bu versiyonunu çok seviyorum ben. Cumhuriyetimizin 75. yılı için yapılan konserde kayda alınmış. Batı ve Türk enstrümanlarıyla ne kadar güzel bir kompozisyon çıkarmışlar. Şarkı, Dilek Türkan Aktaşoğlu' na aşık olma sebeplerimden. Şarkının önemli bir yanı da var ki müzik tarihimizin ilk tangosu olması. Necdet Rüştü Efe Tara'nın yazdığı, Necip Celal Andel'in 1928 yılında bestelediği şarkı ilk defa 1932 yılında Seyyan Hanım tarafından seslendiriliyor. Aynı adla bir de dizi filmimiz oldu TRT-1'de yayınlanan. Şarkıcı çocuk Özgür'le Ezel'den bildiğimiz Sedef Avcı başrollerdeydi. Fena değildi aslında ama nedense diziyi erken bitirdiler.

Çanakkale İçinde Vurdular Beni

Muhteşem bir klip olmuş gerçekten.

Tıpkı Doğa İçin Çal' a hayran olduğum gibi buna da hayran oldum. Emeği geçen tüm müzisyenlere ve sanatçılara binlerce kez teşekkür etmek lazım bu işi tamamıyla hiçbir çıkar amacı gütmeden, yardım beklemeden, ilgi çekmeye çalışmadan, kendi imkanlarıyla yaptıkları için.

Yalnızca naçizane küçücük bir yorumum olacaktı. 3. dk dan sonra araya güzel bir takım sololar giriyor biraz jazz tadı veren, rock n roll tadı olan. Jazza ilgi duyan ve severek dinleyen biri olarak keşke bu tarz anlamı çok ağır olan bir türkü yavaş ritimleriyle kalsaymış diyorum. Normalde bu tarz güzel işlerde çıkıntılık yapan insanları hiç sevmem. Hatta bu yaptıklarını çok da bilinçli buluyorum açıkçası. Ve kötü niyetle yapıldığına inanıyorum. Ben de yorumumla çıkıntılık yapmış durumdayım farkındayım ancak kötü niyetle değil bu yorum sadece kendi düşüncemi paylaşma çabası. Ama ne bileyim türkünün sözlerindeki ağırlıklarla birlikte gülümseyerek söylenmesi bahsettiğim kısımda büyük bir tezatlık getiriyor.

Siz yine de benim yorumuma kulak asmayın ve bu güzel çalımayı olabildiğince paylaşın. Dinleyin, dinlettirin. Ben sadece kendimce hem bu güzel çalışmayı daha fazla insana ulaştırma amacıyla paylaşıyorum hem de dediğim gibi düşüncemi paylaşıyorum.

Kadınlar Anlaşılmak için Değil, Sevilmek için Yaratılmış.

Tiyatroya gitmeyi çok seviyorum. Tiyatro çocukluğumdan kalan bir tutku olsa da çokça vakit ayıramadığım için kendime sürekli kızdığım ama içten içe de hep özel bir yeri olduğunu bildiğim bir sanattır benim için. Kışın soba üzerinde kestane pişirmenin zevki gibi sıcak bir zevki var benim için tiyatronun.

New York' tayken dünyaca ünlü Chicago ve Mamma Mia müzikallerine gitmiştim en son. Onları saymazsam eğer son gittiğim (sevgili emre ile gülmekten karnımıza ağrılar girmişti) Türkçe oyun sanırım 2011 yılı Şubatından kalma 'Ne Münasebet' adlı bir oyundu. Adana'ya gelince de hemen özlediğim bir şeyi yapmak istedim. Ne yazıkki Adana' da devlet tiyatrolarına ait tek bir sahne var. Bir de Büyükşehir Belediyesi' nin sahnesi mevcut ancak ne yazıkki bileti internet üzerinden alamıyorsunuz. Mutlaka Büyükşehir Belediyesi' nin binasına gitmeniz gerekiyor bunun için. Kısacası şu an gidebileceğim 4 en fazla 5 oyun var diyebilirim toplamda ki bunlardan 3 tanesi şu an sahnelenmiyormuş. Kısacası geriye gidebileceğim 2 oyun kaldı.



Tamara Drewe

Son yazımdaki bahsettiğim alışkanlığım devam ediyor. Film izlemeye aynen devam. Ne güzel bir kafa dinleme yöntemi. Sizinle son izlediğim filmlerden birini paylaşmayı planlıyorum. Tamara Drewe. Filmi Moviemax Festivalde izledim. Zira yayınlandığı yıl 2010' da bir ve izleyen yılda üç ayrı film festivalinde adaylık almış. Evening Standard British Film Ödülleri'nde bir de ödül kazanmış.



Gelecek 3-4 Ay

Amerika' dan yaklaşık 4 aylığına dönmüş bulunmaktayım. Haziran ayında yeniden New York' ta evime döneceğim. Ama şimdilik memlekette miskinlik yapmaktayım. Türkiye'ye dönüş sebebim olan kız isteme, nikah işlemlerinin ayarlanması ve nişan töreni derken ilk bir haftanın nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Gözümüzde büyüyen onca iş bir o kadar kısa bir sürede bitti, geçti, gitti resmen. Arada hasta olmayı da ihmal etmedim tabi ki. Neyse sonunda yukarıda bahsettiğim miskinliğin tadını çıkarmaya başladım. Şu ana kadar evde yaklaşık 10 film izlemiş olabilirim. Digitürk Plus sağolsun bir o kadar da kayıt yapıyorum. Başka türlüsü zaman nasıl geçer bilmiyorum. Sanırım bu haftayla birlikte spora başlayacağım. Ankara' ya bir haftalık bir gezi için uçak biletlerimi aldım bu arada. Arada bir Malatya gezisi sıkıştırmayı planlıyorum. İstanbul'a ancak Mayıs başı gibi gidebileceğim diye üzülüyorum. Halbuki nasıl özledim sevgilim İstanbul'u.

Karakteri Olan Bir James Bond Filmi - SkyFall

James Bond karkateri ile tanışalı 50 yıl olmuş. Macera 1962 yapımı Dr. No ile başlamıştı. Başrolde yakışıklı  Sean Connery efsanevi güzel Ursula Andress. Belki de Bond Kızı olmayı başlı başına bir marka haline getiren ilk isimdir bu arada Andress.



1962 yılından bu yana Bond'u sırasıyla Sean Connery, David Niven, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve son olarak Daniel Craig canlandırdı. Ben çekilme sırasına göre hepsini izledim filmlerin. Bugün de son olarak Skyfall'u izleme şansım oldu.

Taken 2 Hayalkırıklığım - Taken 2 Such a BS

Liam Neeson' a bayılırım. Sempatim özellikle de Star Wars' tan dolayıdır. Taken filmindeki performansına da ayrıca bayıldım. Özellikle dövüş sahnelerinden oldukça profesyonel görünüyordu. Filmin konusu iyiydi daha ne olsundu kısacası.

Taken filminin ikincisinin çekileceğini, ne kadar doğru olduğunu bilmediğim, Neeson'un müslümanlığa ilgi duyduğundan bahseden haberlerden öğrendim. Filmin ikincisi geldiği gibi film üstelik İstanbul'da çekiliyordu. Ne güzel haberdi. Taki bugün filmi izleyene kadar.

Türk medyası İstanbul, Holywood'un gözde platosu oldu filan diye heyecanlanadursun biz de burada ''Geçenlerde Taken 2' i izledim siz gerçekten çarşaf mı giyiyorsunuz?'' sorularına cevaplarımızı vermeye devam edelim. :)


Bazen Vazgeçmektir Kazanmak!- Make Let it Go

Yaklaşık yarım saattir 10 satırlık paragraflar yazıp yazıp siliyorum. Seni anlayan birini bulmanın ne kadar zor olduğunu yazmak istemiştim. Ben bulduğuma inanıyorum. Bir zamanlar öyle birini bulamayacağımdan korktuğum anları hatırlıyorum da, ne kadar şapşalım. İçinizde en ufak ümit varsa eğer onu bulacağınıza dair, inanın. Önünde sonunda buluyorsunuz. Hem de en uygunsuz hayat dönemeçlerindeyken.



Son bir aydır içimi rahatsız edecek bir hisle boğuşuyorum. Hani bir iş vardır yamak zorunda olduğunuz ama bir şekilde eliniz hiç değmemiştir ve o işi bitirmemiş olmanın verdiği bir huzursuzluk hissi vardır ya insanın içinden atamadığı. İşte tam o his var içimde. Çok sevdiğim canım saydıklarımdan birisi için. Bir türlü atlatamıyor, bir türlü bırakamıyor işin ucunu. Saplantı haline getirmiş, uzun süreli alışkanlığını. Alışkanlıklarımızı aşk zannetmek! Ne büyük yanlış! Aşk, sevgi çocuk oyuncağı haline getirilecek bir şey değil ki. Ne zamandır aşk, Facebook' ta beraber fotoğraf paylaşmak oldu? İlişki durumunu güncelleme oldu?

gecenin şarkısı - I want to hold your hand

Her gece yatmadan önce müzik dinlemeyi oldum olası çok sevmişimdir. O sebeple zaten bir gecenin şarkısı paylaşımım söz konusu bir süredir. Saatlerine dikkat eden gece geç saatlerde olduğunu görecektir zaten.

Bu #geceninşarkısı na gelecek olursam Beatles'ın I want to hold your hand' i olsun istedim. Ama ben bu nefis şarkının Across the Universe filmindeki versiyonunu paylaşmayı yeğledim bugün. Bilare bu film hakkındaki görüşlerimi de paylaşacağım inşallah. Zira mutlaka izlemeniz gerektiğini düşündüğüm bir film kendisi.


 

all you need is love

Dinlerken yazıyorum bu satırları. Derken baştan uyarayım bu arada bu bir yeni yıl yazısıdır. Nedense yılın son gününe gelince bir yazı patlatmayı severim bu bakir bloguma.

Kendisiyle pek ilgiliyim aslında şu son 3 gündür desem. Ben zaten uzun zamandır hem görünümü hem de içeriği üzerine oynamak istiyorum. O kadar tembelim ki bu oyun alanımda bile elim kalkamıyor nedense. Derken bir yılbaşı silkinmesi tadıyla yeniden üstünde değişiklikler yapmaya başladık. Böyle bir iki değişiklik gelir bir de üstüne aylardan Aralık günlerden 31 denk düşünce durur muyum hiç hemen bir yeni yıl yazısı patlatırım. (Daha öncekilere göz atmak isteyenler için [2010], [2011], [2012])

Aynı Kentte

Dedin "Bir başka ülkeye bir başka denize gideceğim.
Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam;
ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
Hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
Yıllarıma kıydığım boşa harcadığım."

Cehaletin En Büyük Silahı: Kader Yanılgısı

Biz dedik;
-“Herşey olacağına varır!”

 Allah c.c dedi ki;
-“İnsan için ancak, çalıştığı vardır!” Necm suresi- 39

 Biz dedik ;
-''Nasipse olur, kısmetse odur..''

 Allah c.c dedi ki;
-''Biz her insanın kaderini, kendi çabasına bağlı kıldık." (İsra Suresi. 13)