Gezi kahramanımı anlatmıştım geçen yazımda. O kadar bahsetmişken kendisinden onu sizinle tanıştırmadan olmazdı sanırım.
Nihan'la iş sebebiyle tanışmıştım. Beraber çalışmaların ardından sosyal ağlarda ekledik birbirimizi.
Zaman içinde Nihan'ın ne kadar kültür sanatla dolu bir insan olduğunu keşfettim. Paylaşımları ya bir festival ile ilgili ya bir kitaptan bahsediyor ya da yine bir sanat etkinliğinden. Ha bir de sosyal duyarlılık paylaşımları var tabi. Bu paylaşımlar başka bir arkadaşın duvarındaki fotoğrafları paylaşarak yapılmıyor tabiki. Bizzat eylemine katılmış oradan fotoğrafını çekip çağrısını yapıyor... [2] [3]
Bazı insanlar vardır çok bir samimiyetiniz yoktur ama uzaktan uzağa o kişilere karşı büyük bir saygı duyar ve büyük bir zevkle bu insanları takip edersiniz. İşte Nihan da benim için o insanlardan biri.
Şimdi bir de onun gözüyle Gezi'ye ve olaylara bakmaya çalışmak istedim.
Betül Yıldız: Hepsinden önce sormak istediğim bir soru var. Bu olaylardan önce Gezi Parkı'na ne kadar sıklıkla giderdin? Ben açıkçası hemen her gün İstiklal'e giderdim İstanbul'dayken iki ya da üçtür Gezi Parkı'nda oturuşum. Hatta ilk gittiğimde ne kadar güzelmiş ya burası keşke daha fazla gelip otursak ya şurada demiştim kendi kendime. Demek istediğim bu bile tartışıldı bir ara. Kıymete bindi 2-3 ağaç demeye getirdiler sanki.
konuk oyuncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konuk oyuncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
"Meğer bir masalmış, aşk masalı..."
Blogumun ikinci konuğu bir Ankara yemeğinde tanıştığım, sosyal mecralarda severek takip ettiğim, sohbeti, aklı ve duruşuyla çok beğendiğim, pek muhterem _İzmir insanı_ sevgili arkadaşım Mümin.
Mümin blogunda daha önce yayınlamadığı bir hikayeyi paylaştı benimle. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve ekliyorum: eğer takip etmek isterseniz şuradan Mümin'in bloguna ulaşabilirsiniz.

---------------------------
Aslında beklenmedik bir şey de değildi..
“Neden?” diye sordu. “Neden şimdi?” Kötü bir zamandı ve beklediği son şey rüyasına gelmişti. Kendisini kaçınılmaz sona biraz daha yakın hissediyor ama yine de, kendini duvardan duvara vurduracak, o sondan mümkün olduğu kadar uzak durmak istiyordu.
Mümin blogunda daha önce yayınlamadığı bir hikayeyi paylaştı benimle. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve ekliyorum: eğer takip etmek isterseniz şuradan Mümin'in bloguna ulaşabilirsiniz.

---------------------------
Aslında beklenmedik bir şey de değildi..
Bir sabah yataktan sıçradığında sadece açık perdeden içeri süzülen bahar güneşi ve odada bıraktığı hafif sıcaklığın yanında havada uçuşan tozlardan başka bir şey yoktu etrafında. Yine de etrafına bakmak yerine gözlerini tavana dikip biraz önce gördüklerini tekrar gözlerinin önüne getirdi. Düşündü, düşündü, düşündü..
Sevinin Küçükler, Övünün Büyükler...
Merhabalarrrrr,
Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan. (:
Bugün blogumuz Arya' nın emrinde! "23 Nisan'da Bloglar Çocukların" projesi; UNICEF ve TOHUM OTİZM sponsorluğunda, H&M ve TÜRK TELEKOM katkılarıyla bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Ben geçen sene de bu sevimli hareket içinde yer almıştım. Geçen sene Tohum Otizm Vakfı'ndan gelmişti blogumun 23 Nisan sahibi.
Bu seneki blogumun sahibi 5 yaşında olan Arya, UNICEF yararına Roche tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Yıldızı Sensin! Ne Olmak İstersin?” resim yarışmasına katıldığı resmiyle bana ulaştı.
Bu harekete katkılarından dolayı H&M ve Türk Telekoma da teşekkürler. H&M, 23 Nisan günü çocuklara devredilen her blog için, yardıma muhtaç çocuklara toplamda 1000 adet kıyafet bağışlıyor. Türk Telekom, bilgisayar ihtiyacı olan çeşitli okullara 10 adet PC bağışında bulunacak.
Lafı uzatmadan Arya'nın nefis çalışmasına bakalım bence...
Herkese neşe dolu bayramlar ve mutlu haftasonlarııııı (:
Arya adına,
Betül KARA
Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan. (:
Bugün blogumuz Arya' nın emrinde! "23 Nisan'da Bloglar Çocukların" projesi; UNICEF ve TOHUM OTİZM sponsorluğunda, H&M ve TÜRK TELEKOM katkılarıyla bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Ben geçen sene de bu sevimli hareket içinde yer almıştım. Geçen sene Tohum Otizm Vakfı'ndan gelmişti blogumun 23 Nisan sahibi.
Bu seneki blogumun sahibi 5 yaşında olan Arya, UNICEF yararına Roche tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Yıldızı Sensin! Ne Olmak İstersin?” resim yarışmasına katıldığı resmiyle bana ulaştı.
Bu harekete katkılarından dolayı H&M ve Türk Telekoma da teşekkürler. H&M, 23 Nisan günü çocuklara devredilen her blog için, yardıma muhtaç çocuklara toplamda 1000 adet kıyafet bağışlıyor. Türk Telekom, bilgisayar ihtiyacı olan çeşitli okullara 10 adet PC bağışında bulunacak.
Lafı uzatmadan Arya'nın nefis çalışmasına bakalım bence...
Herkese neşe dolu bayramlar ve mutlu haftasonlarııııı (:
Arya adına,
Betül KARA
Bir Keresinde..
Bir keresinde çok kırıldım,
Hüzün döküldü yerlere..
Basmamak için üzerine,
Adımlarımı dikkatli attım..
Bir keresinde nefret ettim,
Öfke çöktü gökyüzüne..
Kötülük yapamam diye,
Nefes almaktan vazgeçtim..
İnince en derinlere,
Fazladan bile çok sevmekti,
Kötü hissetmelerin sebebi..
Ama sen gittin ya bir keresinde,
Her şeyi bilen ben,
Ne yapacağını bilmez halde,
Sensizliğe tutunamadığından,
Çökmüş bir harabe..
Oğuzhan Ontürk
Canım Ozzyciğimi uzun zamandır göremiyorum. Yaklaşık olarak Taksim'deki Mano kapandığından beri diyebilirim. Kendisiyle Facebook'ta şiirlerini paylaştıkça iletişim kurar oldum. Ne kadar kötü bir arkadaşım tanrım. Bu paylaştığım ise son şiiri. Sizin de beğeneceğinizi umduğum tüm şiirlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Mutlu Günler...
Betül KARA
10:40, Çarşamba
19 Ocak 11
Hüzün döküldü yerlere..
Basmamak için üzerine,
Adımlarımı dikkatli attım..
Bir keresinde nefret ettim,
Öfke çöktü gökyüzüne..
Kötülük yapamam diye,
Nefes almaktan vazgeçtim..
İnince en derinlere,
Fazladan bile çok sevmekti,
Kötü hissetmelerin sebebi..
Ama sen gittin ya bir keresinde,
Her şeyi bilen ben,
Ne yapacağını bilmez halde,
Sensizliğe tutunamadığından,
Çökmüş bir harabe..
Oğuzhan Ontürk
Canım Ozzyciğimi uzun zamandır göremiyorum. Yaklaşık olarak Taksim'deki Mano kapandığından beri diyebilirim. Kendisiyle Facebook'ta şiirlerini paylaştıkça iletişim kurar oldum. Ne kadar kötü bir arkadaşım tanrım. Bu paylaştığım ise son şiiri. Sizin de beğeneceğinizi umduğum tüm şiirlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Mutlu Günler...
Betül KARA
10:40, Çarşamba
19 Ocak 11
Kanatılmış Sözcükler Kitabı
Bugün readerımı okurken nefis bir yazıyla karşılaştım. Çok kıskandım. Öncelikle yazıyı görmeme vesile olan Mumin Erakbaş' a teşekkür ediyorum. Ardından da bu yazıya blogunda yer veren Cansu Köseoğlu'na...
Yazı Süveyda Ölüdeniz' e ait. Süveyda, 35 yaşında Çanakkale’den katıldığı farklı bir öykü yarışmasında birinci seçildi. ‘Kanatılmış Sözcükler Kitabı’ adlı öyküsünü ve onu farklı kılan; Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından şizofren hastaları arasında düzenlenen bir yarışmada birinciliği alması. Çok fazla sözle sizi yormadan hikayeyi paylaşmak isterim.
Ben deli değilim
Benden başka herkes deli olduğu için beni deli zannediyorlar
İnsanın kendi olabileceği tek yer akıl hastanesidir sanırdım, yanılmışım
Delirmeye bile hakkınız yok burada
Tımarhane delirme hakkının kutsandığı mabed değil midir?
Değilmiş
Yazı Süveyda Ölüdeniz' e ait. Süveyda, 35 yaşında Çanakkale’den katıldığı farklı bir öykü yarışmasında birinci seçildi. ‘Kanatılmış Sözcükler Kitabı’ adlı öyküsünü ve onu farklı kılan; Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından şizofren hastaları arasında düzenlenen bir yarışmada birinciliği alması. Çok fazla sözle sizi yormadan hikayeyi paylaşmak isterim.
Ben deli değilim
Benden başka herkes deli olduğu için beni deli zannediyorlar
İnsanın kendi olabileceği tek yer akıl hastanesidir sanırdım, yanılmışım
Delirmeye bile hakkınız yok burada
Tımarhane delirme hakkının kutsandığı mabed değil midir?
Değilmiş
"Chanel Sempatim"
Merhaba Cicişlerim,
Friendfeed'te bir gelenek vardır. İnsanlar takipçileri belirli sayılara ulaşınca bazı kullanıcılarına hediyeler verirler. 100. 200. atıyorum 500. üyelerine...
Ben de 900. üyeme bir hediye vermek istedim. 900. üyeme blogumda yazı yazmayı hediye ettim. O da seve seve kabul etti. Şansa bakın ki o da Betülmüş (: benden daha ziyade moda üzerine yazıyormuş. Ve bayıldığım bir markayı yazmak istedi. Modaya bayılıyorum aslında ama blogumda pek yer vermedim şimdiye kadar. Bakarsınız belki beni de ısıtır bu yazı ha? İşte Betül'ün nam-ı diğer "modakolik" in benim için özel hazırladığı yazısı.
Friendfeed'te bir gelenek vardır. İnsanlar takipçileri belirli sayılara ulaşınca bazı kullanıcılarına hediyeler verirler. 100. 200. atıyorum 500. üyelerine...
Ben de 900. üyeme bir hediye vermek istedim. 900. üyeme blogumda yazı yazmayı hediye ettim. O da seve seve kabul etti. Şansa bakın ki o da Betülmüş (: benden daha ziyade moda üzerine yazıyormuş. Ve bayıldığım bir markayı yazmak istedi. Modaya bayılıyorum aslında ama blogumda pek yer vermedim şimdiye kadar. Bakarsınız belki beni de ısıtır bu yazı ha? İşte Betül'ün nam-ı diğer "modakolik" in benim için özel hazırladığı yazısı.
Bir Zamanlar Çocuktuk
Çocuk olmak ne güzel şeydir! Tekerlemeler öğrenip, dişlerimizi çürütünceye kadar şeker yemek vardı ilgilerimiz arasında. Şimdiki sıkıntıların, dertlerin hiçbiri yoktur o yıllarda. Ödevi yapmadım, öğretmen kızacak ya da en fazla derdimiz ekmek parasının üstünü aşırdığın için iki çift duyacağın azardır.
Nereden çıktı şimdi bu duygusallık, bu duygu seli derseniz eğer; çok sevdiğim Emrah Şatıroğlu'nun çektiği bir videodan geldi aklıma. Sizlerle bu videoyu paylaşmak istiyorum. Videoda çocukluk görüntüleri eşliğinde bize farklı bir mesaj vermeye çalışmış. Çok da güzel olmuş.
Tohum Otizm Vakfı' ndan 23 Nisan Armağanı
Yazı biraz geç oldu kusura bakmayın! Bundan yaklaşık olarak bir ay önce Otizm Vakfı'nın 23 Nisan'da blogunuzu çocuklara bırakın diye bir çağrısı vardı. Ben de severek buna katılmak istedim tabiki.
Benim çalışmam da 22 Nisan'da elime ulaşmış ne yazıkki laptop elimde olmadığından henüz yayınlayabiliyorum bu çalışmayı. Sırf 23 Nisan geçti diye bunu yayınlamamazlık yapamazdım. Zira kimbilir yapılan resmin blogtan yayınlanmasını bekleyen biri vardır. O yüzden gecikme için buradan özür diyerek çalışmayı bugün paylaşıyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

