Harry Potter.
Şimdi ben serinin manyağı olduğumu söylediğimde bana bazı arkadaşlarım pislikmişim ya da ırkçı bir söylemde bulunmuşum filan gibi bakıyor. Oysa Harry Potter hayranlığını ancak bu seriyi okuyan bilir diye düşünüyorum ve büyük konuşmamak gerekir diyorum. Zira bunun için benim bu hayranlığa nasıl başladığıma dönmek gerekir.
Lise hazırlıktayım. Sınıftaki tüm arkadaşlarım çılgınlar gibi iki gruba ayrılmışlar. Harry Potter sevenler ve Yüzüklerin Efendisi severler olarak. Bense o dönemler klasik dünya edebiyatından başka bir şey okumayan bir insanım kendi halimde. Yüzüklerin Efendisi okuyanlara daha sempatiyle yaklaşmamla birlikte Harry Pottercılarla deyim yerindeyse dalga geçiyorum. "Çocuk musunuz siz?", "Bu ne arkadaşım, okunur mu bu kitap?" vs. vs. :D
Derken bir gün dayımın aldığı ve sonra bizde unuttuğu Harry Potter ve Felsefe Taşı'nı vakit öldürmek maksadıyla, neymiş bakalım diye okumaya başladım. Başlayış o başlayış. Serinin 3. kitabını "Azkaban Tutsağı" _580 sayfa civarında olan kitabı_ meraktan bir günde bitirdim. Dördüncü kitabı 3 günde bitirdim ki çabuk bitmesin, çabuk bitince hayal kırıklığına uğruyorum sonra. Üniversite ikinci sınıfa kadar sürdü Harry Potter serisini okuma serüvenim.
Oda arkadaşım Ayşenur'la kazık kadar kızlar ortaokul-lise çocuklarının arasında filme gittiğimiz günü unutmam mümkün değil. (:
Neyse efendim gelelim sebeb-i yazımıza Harry Potter manyaklarını muhteşem bir final bekliyor. Şimdiye kadar izlediğim en iyi trailer film buydu zannedersem. Lafı uzatmadan, karşınızda Harry Potter ve Ölüm Yagidarları 2. bölüm, serinin final filmi...
Mazi Kalbimde Bir Yaradır
Bu şarkıya bayılıyorum. Anlatılan hikayeyi resmen gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Şarkının bu hali yanlış bilmiyorsam eğer cumhuriyetin 75. kuruluş yılı için verilen konserde kayda alınmış. Devlet senfoni orkestrası ile Dilek Aktaşoğlu Türkan'ın muhteşem harmonisini sanırım göz ardı edemezsiniz.
Bu şarkının bu halini bilmeyenler için içimden geldi burada blogumda da paylaşmak istedim. Daha önce defalarca Facebook'ta paylaştığımı belirtmeme gerek yok sanırım (:
Ben de gönül çektim eskiden
Yandı hayatım bu sevgiden
Anladım ki bir aşka bedel
Gençliğimmiş elimden giden
Önünde ben geldim de dize
Yâr olmadı bu kimse bize
En nihâyet düşüp can verdim
Gözündeki yeşil denize
Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu
Mâzî kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazîn hâtıradır
Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni
Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu...
Betül
17:53,
24 Nisan 10, Pazar
Bu şarkının bu halini bilmeyenler için içimden geldi burada blogumda da paylaşmak istedim. Daha önce defalarca Facebook'ta paylaştığımı belirtmeme gerek yok sanırım (:
Ben de gönül çektim eskiden
Yandı hayatım bu sevgiden
Anladım ki bir aşka bedel
Gençliğimmiş elimden giden
Önünde ben geldim de dize
Yâr olmadı bu kimse bize
En nihâyet düşüp can verdim
Gözündeki yeşil denize
Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu
Mâzî kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazîn hâtıradır
Ne göğsünde uyuttu beni
Ne bûseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni
Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden
Bir hazîn maceradır, onu aldılar elden
Başkasına yâr oldu, eller bahtiyâr oldu
Gönlüm hep baştan başa virân bir diyâr oldu...
Betül
17:53,
24 Nisan 10, Pazar
Sevinin Küçükler, Övünün Büyükler...
Merhabalarrrrr,
Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan. (:
Bugün blogumuz Arya' nın emrinde! "23 Nisan'da Bloglar Çocukların" projesi; UNICEF ve TOHUM OTİZM sponsorluğunda, H&M ve TÜRK TELEKOM katkılarıyla bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Ben geçen sene de bu sevimli hareket içinde yer almıştım. Geçen sene Tohum Otizm Vakfı'ndan gelmişti blogumun 23 Nisan sahibi.
Bu seneki blogumun sahibi 5 yaşında olan Arya, UNICEF yararına Roche tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Yıldızı Sensin! Ne Olmak İstersin?” resim yarışmasına katıldığı resmiyle bana ulaştı.
Bu harekete katkılarından dolayı H&M ve Türk Telekoma da teşekkürler. H&M, 23 Nisan günü çocuklara devredilen her blog için, yardıma muhtaç çocuklara toplamda 1000 adet kıyafet bağışlıyor. Türk Telekom, bilgisayar ihtiyacı olan çeşitli okullara 10 adet PC bağışında bulunacak.
Lafı uzatmadan Arya'nın nefis çalışmasına bakalım bence...
Herkese neşe dolu bayramlar ve mutlu haftasonlarııııı (:
Arya adına,
Betül KARA
Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan. (:
Bugün blogumuz Arya' nın emrinde! "23 Nisan'da Bloglar Çocukların" projesi; UNICEF ve TOHUM OTİZM sponsorluğunda, H&M ve TÜRK TELEKOM katkılarıyla bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Ben geçen sene de bu sevimli hareket içinde yer almıştım. Geçen sene Tohum Otizm Vakfı'ndan gelmişti blogumun 23 Nisan sahibi.
Bu seneki blogumun sahibi 5 yaşında olan Arya, UNICEF yararına Roche tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Yıldızı Sensin! Ne Olmak İstersin?” resim yarışmasına katıldığı resmiyle bana ulaştı.
Bu harekete katkılarından dolayı H&M ve Türk Telekoma da teşekkürler. H&M, 23 Nisan günü çocuklara devredilen her blog için, yardıma muhtaç çocuklara toplamda 1000 adet kıyafet bağışlıyor. Türk Telekom, bilgisayar ihtiyacı olan çeşitli okullara 10 adet PC bağışında bulunacak.
Lafı uzatmadan Arya'nın nefis çalışmasına bakalım bence...
Herkese neşe dolu bayramlar ve mutlu haftasonlarııııı (:
Arya adına,
Betül KARA
Eskişehir, Pazarlama, Bizim Çocuklar filan... (:
Bu seneki organizasyona yine çağırdılar. Şu konuşmacı ayarlama hevesim hiç bitmedi yıllardır. Arkadaşlar sordu ben de 3 konuşmacının kontak bilgilerini kedileri ile paylaştım. Sonuç olarak Cuma 17:30 treni ile yolculuk başladı. Ufuk, Ömer, Rıdvan ve bendeniz trenin restaurant bölümünde koyu bir sohbete başladık. Eh haliyle hepimiz aynı sektörde olunca konuştuğumuz konular da malumunuz. Digitürk'ün blogspotu kapatması, sosyal medya nereye gidiyor vs. vs... Derken trende İpek Hanım' la da karşılaşınca sohbet pek bir koyulaştı. Arkadaşlar Eskişehir'de okudukları için işin en keyifli yanının bu tren sohbeti olduğunu söylemişlerdi yolculuğun başında. Hakikaten de öyleymiş.
Gece 23:30 gibi Eskişehir'e vardık. Bizi garda Havva karşıladı. Hemen özel araçları ile kampüse götürdüler bizi. Önce burada hazırlık içinde olan arkadaşlarımızı ziyaret ettik. Sevgili Gökhan Hoca ile kısa bir sohbet de ziyaretin bonusu oldu. Nitekim gecenin o saatinde öğrencilerini yalnız bırakmamıştı ve onlarla beraber o da hazırlıklara devam ediyordu. Bu kulübü kıskandığım bir nokta varsa o da heralde Gökhan Hoca' nın onlarla bu kadar ilgilenmesi konusudur. Ben de üniversitedeyken 4 yıl boyunca kulüplerde çalıştım. Bir tane hoca hatırlamıyorum ki Gökhan Hoca gibi yanımızda olsun. Neyse okulun otelinde kaldım ilk gün. Oldukça konforlu, ayrıntılar düşünülmüş, temiz bir misafirhaneydi diyebilirim. Bir devlet üniversitesinde böyle hizmet ve kalite görmek gerçekten beni sevindirdi.
Ertesi gün yani cumartesi günü oturumlar başladı. Okul sanki haftasonu değilmişçesine yine kalabalıktı tıpkı geçen sene olduğu gibi. Kaldı ki bu hafta başında öğrencilerin vizeleri başlıyormuş. Buna rağmen doluluk takdire şayan doğrusu. Sabahtan İpek Aral Kişioğlu ardından Volkan Kırtok sunumlarını yaptılar.Her iki sunumda cidden doyurucu ve keyifliydi. Öğleden sonra ise Garanti Bankası ve Gittigidiyor.com un yöneticileri yine bilgilendirici ve keyifli sunumlarını yaptılar.


Bu yorucu günün ardından azimli arkadaşlarımız akşama özel bir yemek düzenlemişler. Oldukça keyifli ve zevkli bir mekan olan Passage'da danışman hocalar, konuşmacı ve çeşitli misavirlerle birlikte kulübün yönetim kuruluyla birlikte kocaman bir grup olarak hazır bulunduk. Mekan hoş bir yemek yemek için ideal dilerseniz arkadaşınızla akşam bir şeyler içip sohbet etmek için de tercih edebileceğiniz bir atmosfere sahip. Yemeklerinin de ayrıca lezzetini övmeden geçemeyeceğim. Eskişehir' e yolunuz düşerse aklınızda bulunsun efendim.
Sonra her malum Eskişehir yolcusunun uğrayacağı yer olan 222' de geceye devam ettik. Kavga çıkana göre keyfimiz baya yerinde dans, şarkı, türkü halindeydik. Derken 2 tane densiz kavga çıkardı herkesin keyfi kaçtı ayrıldık biz de. Gerçi o kavga çıkmasaydı geceyi orada söndürecektik, bir nevi bize de bahane oldu sayılır.
Pazar günü erken vakitte ayrıldığım için kapanışı bu sene izleyemedim. Genelde böyle organizasyonlarda kapanışının ayrı bir tadı olur. Marketing Anadolu yine dopdolu bir organizasyona imza attı. Yine aynı profesyonellik ve misafirperverlikle...
Not: Organizasyon boyunca bizi yalnız bırakmayan sevgili Havva Çam'a, Esen Kara'ya, Cemil Ural'a, Merve Atan'a, Gökhan Çakar'a, Salih Seçer'e, Neziha Berber'e ve adını sayamadığım tüm Kampüste Marketing komitesine; bana evlerini açan pek sevgili Ezgi Şah ve Mutaf'a, Ex (: başkan Burak Erpehlivan'a, Sevgili Başkan Murat Büyükgümüş' e çook teşekkür ederim.
Betül KARA
15:35
23 Mart 2011


Bu yorucu günün ardından azimli arkadaşlarımız akşama özel bir yemek düzenlemişler. Oldukça keyifli ve zevkli bir mekan olan Passage'da danışman hocalar, konuşmacı ve çeşitli misavirlerle birlikte kulübün yönetim kuruluyla birlikte kocaman bir grup olarak hazır bulunduk. Mekan hoş bir yemek yemek için ideal dilerseniz arkadaşınızla akşam bir şeyler içip sohbet etmek için de tercih edebileceğiniz bir atmosfere sahip. Yemeklerinin de ayrıca lezzetini övmeden geçemeyeceğim. Eskişehir' e yolunuz düşerse aklınızda bulunsun efendim.
Pazar günü erken vakitte ayrıldığım için kapanışı bu sene izleyemedim. Genelde böyle organizasyonlarda kapanışının ayrı bir tadı olur. Marketing Anadolu yine dopdolu bir organizasyona imza attı. Yine aynı profesyonellik ve misafirperverlikle...
Not: Organizasyon boyunca bizi yalnız bırakmayan sevgili Havva Çam'a, Esen Kara'ya, Cemil Ural'a, Merve Atan'a, Gökhan Çakar'a, Salih Seçer'e, Neziha Berber'e ve adını sayamadığım tüm Kampüste Marketing komitesine; bana evlerini açan pek sevgili Ezgi Şah ve Mutaf'a, Ex (: başkan Burak Erpehlivan'a, Sevgili Başkan Murat Büyükgümüş' e çook teşekkür ederim.
Betül KARA
15:35
23 Mart 2011
Facebook için 7 Kural
Facebook. 2007 itibariyle hayatımız değişti. O gün bugün internet deneyimini bir başka yaşar olduk. Ben Facebook'a kaydımı Mayıs 2007' de yapmış olmalıyım. O zamanlar hatırlıyorum arayüz çok farklıydı. Uğraştığımız ilgilendiğimiz şeyler. Birçok farklı Facebook uygulamasını kullanıyorduk. Birbirimize içki gönderip hediyeler alıyorduk Sonra bir network meselesi vardı ki evlere şenlik. Bazı üniversiteler kendi networkleri olmadığı için kıskançlık yapmaya başlamıştı. Marmara Üniversitesi Network'ü istiyoruz diye grup açılmıştı hiç unutmam. (Mesela Marmara Üniversitesi_yani benim okulum)
O zamanlardan bu zamana çok şey değişti. Facebook bir çok seçeneği geliştirip sonra geri çekip başkalarını ön plana çıkardı. Tıpkı page de olduğu gibi. Nasıl ki şimdi uzaktan yakından tanıdığımız birçok markanın bir Facebook sayfası bulunuyor. Sırf bunun üzerine konuşacak pek çok konu var aslında. Hatta her bir konudan yazı dizisi bile çıkarılabilir diye düşünüyorum. Benimse bugün paylaşacağım şey severek takip ettiğim bir blogun yazısı.
O zamanlardan bu zamana çok şey değişti. Facebook bir çok seçeneği geliştirip sonra geri çekip başkalarını ön plana çıkardı. Tıpkı page de olduğu gibi. Nasıl ki şimdi uzaktan yakından tanıdığımız birçok markanın bir Facebook sayfası bulunuyor. Sırf bunun üzerine konuşacak pek çok konu var aslında. Hatta her bir konudan yazı dizisi bile çıkarılabilir diye düşünüyorum. Benimse bugün paylaşacağım şey severek takip ettiğim bir blogun yazısı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

