edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aynı Kentte

Dedin "Bir başka ülkeye bir başka denize gideceğim.
Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam;
ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
Hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
Yıllarıma kıydığım boşa harcadığım."

Çöl Masalıdır Ayrılık

çöl masalıdır ayrılık çocuğum
kuma karışır, yol alır ayrılanlar çöle
kervanlar geçer.heybeleri kahırla yüklü kervanlar,tepinir dururlar yüreklerin hemen üstünde

aşk;
kocaman eksilmektir çocuğum
sen bunu upuzun trenler gibi düşün, trenler kadar büsbüyük bir eksilmek

gırtlağında ibrahim`in bıçağıyla yaşar sevdalılar
ama sen korkma. melekler var
ağrır birden geri teper çocukluktan kalma yaralar 
bak.. senin dizlerinde , benim kalbimde aynı yara var

tutamaz ayrılanlar hayatın rengarenk uçurtmasından
ama sen sıkı tut, bırakma sevincin pamuk ipliğinin ucundan

Yaradan' a dönmek Pişmek demekmiş

“Bu dünya bir ağaca benzer; biz de bu alemdeki yarı ham, yarı olmuş meyveler gibiyiz. Ham meyveler, dala iyice yapışmıştır, ağaçtan kolay, kolay kopmazlar. Çünkü ham meyve köşke, saraya layık değildir ki. Fakat oldu da tatlılaştı, dudağı ısırır bir hale geldi mi, artık dallara iyi yapışmaz hemen düşüverir. O baht ve ikbal yüzünden adamın ağzı tatlılaştı mı insana bütün cihan mülkü soğuk gelir. Bir şeye sımsıkı yapışmak, bir şeyde taassup göstermek hamlıktır.”

Hz Mevlana

Fatmanur Erdoğan'ın paylaşımıydı bu. Ben de sizinle paylaşmak istedim. Kendisine teşekkür ederim. Nefes almak için bir ara vermiş oldu bana. Nefes almak gerek yoksa ölmeye pek uzak sayılmayız her bir saniye. O yüzden alabiliyorken almak gerek o günün nefesini.

"Meğer bir masalmış, aşk masalı..."

Blogumun ikinci konuğu bir Ankara yemeğinde tanıştığım, sosyal mecralarda severek takip ettiğim, sohbeti, aklı ve duruşuyla çok beğendiğim, pek muhterem _İzmir insanı_ sevgili arkadaşım Mümin.

Mümin blogunda daha önce yayınlamadığı bir hikayeyi paylaştı benimle. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve ekliyorum: eğer takip etmek isterseniz şuradan Mümin'in bloguna ulaşabilirsiniz.


---------------------------

Aslında beklenmedik bir şey de değildi..

Bir sabah yataktan sıçradığında sadece açık perdeden içeri süzülen bahar güneşi ve odada bıraktığı hafif sıcaklığın yanında havada uçuşan tozlardan başka bir şey yoktu etrafında. Yine de etrafına bakmak yerine gözlerini tavana dikip biraz önce gördüklerini tekrar gözlerinin önüne getirdi. Düşündü, düşündü, düşündü..
“Neden?” diye sordu. “Neden şimdi?” Kötü bir zamandı ve beklediği son şey rüyasına gelmişti. Kendisini kaçınılmaz sona biraz daha yakın hissediyor ama yine de, kendini duvardan duvara vurduracak, o sondan mümkün olduğu kadar uzak durmak istiyordu.

Nazım' ın Anısına (Ben artık Şarkı Söylemek İstiyorum)

Bugün Nazım'ın ölümünün üzerinden 48 yıl geçmiş. Herkese farklı bir Nazım resmi düşer. Ben en çok sevgilisine hasret Nazım resimleri çizerim kafamdan.

En sevdiğim şiiri de "Seni Düşünmek" sanırım. Bu şiiri çok öncelerden severim. Bugünlerde ise daha anlamlı geliyor bana. Ben cidden bugünlerde şarkı dinlemek yerine o şarkıyı söylemek istiyorum.

Nazım'ın anısına seni düşünmek... zamanı.

seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...

Nazım.



Kimsesiz Hiç Kimse Yok


II.Mehmet</p><p>Fatih Sultan Mehmet
Hiç kimse yok kimsesiz
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi

Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu

Avnî (Fatih Sultan Mehmet)

İstanbul'un Fatihi Sultan II. Mehmet'in vefatının 530. yılı.


Not: Şiirle ilgili bazı spekülasyonlar varmış. Twitter'dan bir takipçim uyardı. Şiir Fatih'e ait olmasa dahi ben kendisi anmış oldum. Bilgisi olan paylaşabilirse çok sevinirim.

Bir Keresinde..

Bir keresinde çok kırıldım,
Hüzün döküldü yerlere..
Basmamak için üzerine,
Adımlarımı dikkatli attım..

Bir keresinde nefret ettim,
Öfke çöktü gökyüzüne..
Kötülük yapamam diye,
Nefes almaktan vazgeçtim..

İnince en derinlere,
Fazladan bile çok sevmekti,
Kötü hissetmelerin sebebi..
Ama sen gittin ya bir keresinde,
Her şeyi bilen ben,
Ne yapacağını bilmez halde,
Sensizliğe tutunamadığından,
Çökmüş bir harabe..

Oğuzhan Ontürk


Canım Ozzyciğimi uzun zamandır göremiyorum. Yaklaşık olarak Taksim'deki Mano kapandığından beri diyebilirim. Kendisiyle Facebook'ta şiirlerini paylaştıkça iletişim kurar oldum. Ne kadar kötü bir arkadaşım tanrım. Bu paylaştığım ise son şiiri. Sizin de beğeneceğinizi umduğum tüm şiirlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Mutlu Günler...

Betül KARA
10:40, Çarşamba
19 Ocak 11

Kanatılmış Sözcükler Kitabı

Bugün readerımı okurken nefis bir yazıyla karşılaştım. Çok kıskandım. Öncelikle yazıyı görmeme vesile olan Mumin Erakbaş' a teşekkür ediyorum. Ardından da bu yazıya blogunda yer veren Cansu Köseoğlu'na...

Yazı Süveyda Ölüdeniz' e ait. Süveyda, 35 yaşında Çanakkale’den katıldığı farklı bir öykü yarışmasında birinci seçildi. ‘Kanatılmış Sözcükler Kitabı’ adlı öyküsünü ve onu farklı kılan; Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından şizofren hastaları arasında düzenlenen bir yarışmada birinciliği alması. Çok fazla sözle sizi yormadan hikayeyi paylaşmak isterim.

Ben deli değilim
Benden başka herkes deli olduğu için beni deli zannediyorlar
İnsanın kendi olabileceği tek yer akıl hastanesidir sanırdım, yanılmışım
Delirmeye bile hakkınız yok burada
Tımarhane delirme hakkının kutsandığı mabed değil midir?
Değilmiş

Sizin Sevgi Diliniz hangisi?

Bugün yazmaya karar verdiğim şey daha önce okuduğum bir kitaptan. Sevgi dilleri...

Lisedeyken okumaya çalıştığım ama ne yalan söyleyeyim okurken sıkıldığım bir kitaptı. Tabi yaş küçük anlamıyor insan ilişkilerinden daha. Ergenlikten yeni çıkmış ben her şeyi bilirim insan kıvamında bir gençtik biz de. Ha keza şimdi çok mu anlıyorum insan ilişkilerinden gayet tabi HAYIR!
O yüzden bu okuduğum kitabı sizlerle de paylaşmak istedim. Benimkinin fiziksel temas olsuğunu düşünüyorum. Bakalım sizin sevgi diliniz neymiş?
Genelde ‘biz birbirimizi sevdik ve aldık, flört dönemimiz oldu ama ben bunun böyle olduğunu bilmiyordum’, ‘vay hain demek bana bunu da yapacaktı’, ‘nasıl olur ben bu adama kanabilirim’, ‘ama ne yapabilirim ki bana hep iyi olduğundan bahsetmişti nişanlı olduğumuz yıllarda bunlara kızmazdı şimdi nasıl olur anlamıyorum’ gibi cümlelerle pek sık karşılaşırız. Bunların kendimize göre bir açıklaması vardır tabi, ama acaba ‘doğru dili’ konuştuğumuzdan emin miyiz?

İşte Garry Chapman, yılların tecrübesiyle mutluluk yolunu arayanlara ‘5 Sevgi Dili’ni sunuyor...

5 SEVGİ DİLİ

Sevgi deposunun dolu tutulması gerekmektedir. İnsanlardaki sevgi oluşumu işte bu deponun varlığına bağlıdır. Aşık olan kişi sevdiği kişini mükemmel olduğu illüzyonuna sahiptir. Aşık olma deneyimi 3 nedenden dolayı gerçek sevgi olmadığı sonucuna varmış Dr. Peck.

a) Aşık olma iradi bir fiil veya bilinçli bir seçim değildir.
b) Aşık olmak gerçek sevgi değildir,çünkü çaba göstermeden yaşanır.
c) Aşık olan kişi diğer kişinin gelişimine yardımcı olmakla gerçekten ilgili değildir...

5 sevgi dilini aşağıya sıraladıktan sonra konu açıklamalarına geçeceğiz. Önce bu dillerin nasıl olduğu konusunda sizler tahminde bulunun.

(1) ONAY SÖZLERİ
(2) NİTELİKLİ BERABERLİK
(3) HİZMET DAVRANIŞLARI
(4) ARMAĞAN ALMA
(5) FİZİKSEL TEMAS

Yukarıdaki sıralanan maddeler 5 sevgi dilinin varlığından bahsediyor ve sanırım bunların neler olduğunu merak ediyoruz.
(1) ONAY SÖZLERİ

Antik İbrani bilgesi, Solomon "Dil; yaşamın ve ölümün gücüne sahiptir. Kaygılı bir yürek insanı bunaltır; ama sevecen bir söz onu neşelendirir." demiş. Sözlü iltifatlar ve takdir sözleri sevgiyi güçlü şekilde iletir.

-Bu kıyafetle çok şık görünüyorsun...
-Ooo ! Bu elbiseyle çok hoş görünüyorsun...
-Bu dünyada patatesi en iyi pişiren kişi sen olmalısın...

Sevginin hedefi,istediğiniz bir şeyi elde etmek değil,sevdiğiniz insanın saadeti için bir şey yapmaktır. Bununla birlikte şu bir gerçektir ki onaylayıcı sözler aldığımızda karşılıkta bulunmak için güdülenmemiz çok daha muhtemeldir. Onay sözlerinde;

*Cesaret verici sözler: Duyguları sezinlemeyi ve dünyayı eşinizin gözüyle görmenizi sağlar.
*Sevecen sözler: "Seni seviyorum" cümlesi buna bir örnek bu tür durumlarda da eşiniz genellikle sesinizin tonuna yüklenmiş olan mesajı yorumlayacaktır. Kullandığınız kelimeleri değil, konuşurken tavrınız ve ses tonunuz çok önemlidir.
*Alçak gönüllü sözler: Ricalarda bulunmak, takdir edilmek...

-Pardon hanım efendi 2 dakikanızı alabilir miyim?
Ricalar iletişime yön verir ve kişinin kendisinin önemli olduğunu hissini verir.

(2) NİTELİKLİ BERABERLİK

Nitelikli beraberlikte bütün dikkatimizi kiminle berabersek ona vermemiz gerekmektedir. Kanepeye birlikte oturup, beraberce TV izlemek mi? İzlemek değil, televizyonu kapatıp, tüm dikkatlerimizi toplayıp, birbirimize bakmamızdır. Birbirini seven 2 gençle, bir karı-kocanın aynı ortamda otururken bile davranışları farklıdır. Çıkan gençler göz bebeklerinin içine bakar, dışarıdaki ortam 2. plandadır.Çünkü bu ilişkide önemli olan beraberlikleridir. Karı-kocada ise biri mutlaka dışarıyı izliyordur bunlardan beklenen davranış nedir? Garsona bakar, başka müşterilere bakar. Nitelikli beraberlik yoktur onlarda. (Bu verilen örneğin istisnası olmakla birlikte tecrübeyle de sabittir. Zira olayın tam tersine bizzat şahit olmuş bir bünyeyle muhattapsınız.) Nitelikle beraberlikler;

*Birliktelik: Bedensel yakınlık demek değildir. Bu noktada odaklanmak önem arz etmekte. Yani hem dikkatimizi hem de ruhen yakınlık ve birlikteliğimizi sağlamak.
*Nitelikli sohbet : İki bireyin deneyimlerini, düşüncelerini, duygularını ve arzularını dostça ve rahatsız edilmeyecekleri bir ortamda paylaştıkları anlayışına dayanan diyalogdur.
Nitelikli Sohbet Ve Nitelikli Beraberlikte Dikkat Edilecek Hususlar:

1) Eşiniz konuşurken göz temasını sürdürün. (Eşinize tüm dikkatinizi verdiğinizi anlatır.)
2) Eşinizi dinlerken başka bir şeyle meşgul olmayın. (Başka bir şey yapmayın.)
3) Duyguları dinlemesini öğrenin. (Haklı olduğunuz belli olacaktır.)
4) Vücut dilini gözlemleyin. (Sıkılmış yumruklar, titreyen eller, gözyaşları.)
5) Sözünü kesmeyin. (Araştırmalar bir insan en fazla karşısındakinin sözünü kesmeden yalnızca 17 saniye kalabileceğini görmüşler. Ancak kişi susması gerektiğini bildiği zamanlar bu süre uzar ve susma süresi susana bağlı olur.)

*Konuşmayı öğrenmek: Eşinizle konuşmayı öğrenmeniz gerekmektedir. Mümkün olduğu kadar da eşinizle sohbete girmekten kaçınmayın. İki kişilik tipi vardır. Bunlardan birincisi Ölü Denizdir: İsrail'de Galileo Denizi, Jordan nehri yolu ile güneye ölü denizine akar, alır; fakat vermez. Bu kişilikte alır kesinlikle vermez. Bilgisi vardır paylaşmak istemez suskundur. İkincisi ise Çağlayan çayıdır. Gözden veya kulaktan her ne girerse ağızdan dışarı çıkar ve ikisi arasında nadiren 60 sn. vardır her gördüğünü ve işittiğini anlatır.
*Nitelikli faaliyetler : Birinizin veya her ikinizin ilgi duyduğu her şeyi içerir. Vurgu ne yaptığınız üzerinde değil, neden yaptığınız üzerindedir. Amaç birlikte şey yapmak ve bu yaşantıyı "bana değer veriyor". İmajını vermektir.

(3) ARMAĞAN ALMA

Armağanlar sevginin görsel sembolleridir. Kriz zamanlarında fiziksel varlığınız eşinize verebileceğiniz en güzel armağandır. Armağanın pahalı olması gerekmez. Nede her hafta verilmesi gerekir. Bu yüzden armağan insanın ilişkilerinde,kendisinin diğer kişinin karşısında kıymetli olduğu izlenimimi verdiği için etkili olacaktır. Bu armağanlar eşinizi ve arkadaşınızı daha iyi tanıdıktan sonra çeşitliliği artacaktır. Bazen bakarsınız bir tatlı söz, bazen bakarsınız bir öpücük,bazen de akşam yemeği bazen de mahallenin çiçekçisinden alınmış kırmızı bir gül armağan için yeterli olacaktır. Ayrıca armağan; verdiğiniz kişide sizi de hatırlaması ve unutmaması ihtimalini verdiği için,ilişkiniz ve sevginiz de hatırlanacak olması yönünden çok önemlidir.

(4) HİZMET DAVRANIŞLARI

Hizmet davranışları ile eşinizin,yapmanızdan hoşlandığı şeyleri yapmayı kastediyorum. Ona hizmet ederek,onu memnun etmeye onun için bir şeyler yaparak ona sevginizi ifade edersiniz, yemek pişirmek,masayı hazırlamak,bulaşıkları yıkamak,evi süpürmek,çöpleri dökmek,bebeğin bezini değiştirmek,odayı boyamak,ütü ütülemek vs. bu gibi durumlarda kişi kendisinin sevildiğini kendisine ve ortamına hizmet edildiği zaman anlar. Ricalar sevgiye yön verir ama talepler sevginin akışını durdurduğu için isteklerinizde rica etmeyi ihmal etmeyiniz.

(5) FİZİKSEL TEMAS

Çocuk gelişim alanlarında çok sayıda araştırma şu sonucu vermiştir. Kucaklan an ve öpülen çocuklar uzun zaman süreçlerinde fiziksel temastan mahrum bırakılmış çocuklara nazaran daha sağlıklı bir duygusal yaşam geliştiriyorlar. Fiziksel temas evlilikte sevgiyi iletmek için güçlü bir araçtır. Öpme,sarılma,cinsel ilişki,fiziksel temasta ileti güçlüdür. Dilin ucu,parmakların ucu, burun ucu dokunmaya çok duyarlı olan yerlerdir. Ama omuzların arkası en az duyarlı olan yerlerdir. Fiziksel temas 2 ye ayrılır,

a) Örtülü temas: Vücudunuzu çaktırmadan sürtmek,elini omzuna koymanız.
b) Aşikar temas: Bilerek temastır. Masaj elle tutma masaj vs.

El tokalaşmaları da bir nevi teminattır. Vücut dokunulmak için vardır. Kriz zamanlarında neden iç güdüsel olarak,birbirimiz kucaklarız. Çünkü fiziksel temas sevgiyi güçlü olarak ilettiği için.

NOT:Yukarıda saymış olduğumuz 5 sevgi dilini iyice anlamış bulunuyorsunuz ama burada unutulmaması gereken en önemli nokta,her insanın farklı sevgi dili olacağıdır. Eşiniz için 1. sevgi dili nitelikli beraberlikken arkadaşınız için de 1.sevgi dili onay sözleri olabilir. Erkek için 1. sevgi dili hizmet davranışları iken kadın için armağan alma 1. sevgi dili olacaktır.




KAYNAK : 5 SEVGİ DİLİ (Garry Chapman)

Betül KARA

22:30
16 Şubat 10, Salı